İklim Değişikliği ve Yerel Yönetimler

Kasım 29, 2012  |   Blog   |     |   0 Comment

Ekonomik, sosyal, çevresel altyapıyı kuran, işleten ve idame etti­ren kuruluşlar olan yerel yönetimlere; BM Rio Çevre ve Kalkınma Zirvesi’nde (1992) 21. yüzyılın sürdürülebilir kalkınma için eylem pla­nı olarak kabul edilen “Gündem 21” ile sürdürülebilir kalkınma konusunda önemli bir rol vermiştir. Halka en yakın yönetimler olduklarından yerel yönetimler sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi için bil­gilendirme sağlamakta, yerel kaynakların harekete geçirilmesinde, yerel ihtiyaçlara cevap veril­mesinde hayati rol oynamaktadırlar.

Kentler ve kentsel bölgeler bugün dünyanın yüzey alanının yalnızca %2’sini kaplasalar da, kaynakların yaklaşık %75’ini tüketip atıkların hemen tümünü üretmektedirler. Sergiledikleri ekonomik performansa paralel olarak tüm enerjinin % 73’ünü tüketirken, iklim değişikliğine yol açan küresel seragazı salımlarının da % 80’inden sorumludurlar. Küresel ısınmaya yol açan sera gazları, özellikle CO2 büyük ölçüde kentlerde ve çevresinde faaliyet gös­teren sanayiden, konutlardan, trafiğe çıkan motorlu araçlardan kaynaklanmaktadır bu nedenle sera gazı emisyonlarının azaltılmasında en büyük görev kentlere ve kent yöne­timlerine düşmektedir. Dünyada nüfusun yarısı, Türkiye’de ise üçte ikisi kentlerde yaşamaktadır. 

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin kapsamında yapılan çalışmaların son 20 yılı değerlendirildiğinde, başta ulusal hükümetler olmak üzere, büyük uluslararası şirketler ve esas olarak da piyasa mekanizmalarının ön planda tutulduğu görülmektedir. Birbirini izleyen sayısız uluslarararası toplantının,  ulusal ekonomik çıkar çatışmaları ile çıkmaza girmesi ile  iklim değişikliği müzakerelerinin kilitlendiği gözlenmektedir. Hayal kırıklığı yaratan bu durum yerel idareler ve kent yönetimlerinin, görüşmelere ağırlıklarını koyacak şekilde örgütlenme yoluna gitmeleri sonucunu doğurmuştur. Yerel yönetimlerin oluşturdukları birlik ve kurumlar, iklim değişikliği ile mücadele bakımından, içinde bulundukları merkezi yönetimlerden çok daha ileri hedef ve stratejileri hayata geçirmiştir. ICLEI’nin küresel çapta, “İklim Değişikliği ile Mücadele için Kentler “, ABD’nin “Belediye Başkanları İklim Koruma Anlaşması” , “Yerel Yönetimler İklim Yol Haritası” ve AB ülkelerindeki “Belediye Başkanları Sözleşmesi”  bu alandaki başlıca örneklerdir.

Yerel yönetimlerin bu birlikler aracılığı ile yapmış olduğu çalışmalarda sera gazı envanterlerinin çıkartılması ve azaltım yapılabilecek alanların belirlenmesi öncelikli konudur. Sonrasında oluşturulacak Enerji Eylem Planları, sera gazı salımlarının azaltılması için; enerji, kamu binaları, ulaşım, konut, arazi planlaması ve atık yönetimi sektörlerinde alınacak önlemleri gözler önüne sererek düşük karbonlu bir kent için önemli fırsatlar ortaya koymaktadır. Yerel yönetim birimlerinin yanında önemli paydaşlarının da (mesleki oda ve birlikler, sanayi kuruluşları, üniversiteler, diğer kamu kurumları, vs…) katılımı ile oluşturulan bu Eylem Planları Avrupa kentleri arasında en iyi uygulama yarışmalarına dönüşme eğilimindedir. Yerel yönetimlerin uygulama örnekleri şeffaf bir şekilde diğer imzalayan yerel yönetimlerle paylaşılmaktadır.

Yüksek yoğunluklar ve ölçek nedeniyle kentlerde düşük-karbon politikalarının ekonomik uygulanabilirlikleri son derece yüksektir. İklim değişikliği ile mücadelede kullanılacak seçenekler arasında, enerji verimliliğini artırmak gibi tüketim eğilimlerine yönelik olanlar, fayda maliyet oranı en iyi olan önlemlerdir. İklim değişikliği ile mücadele ve düşük-karbon politikalarının, yüksek maliyet gerekçesi ile ertelenmelerinin bedeli çok daha yüksek olmaktadır.

Düşük-karbon ve iklim politikalarının kentlerin, ‘yeşil ekonomik yenilenme’ kapsamında enerji tedarikinden, ulaşım modellerinin düzenlenmesine, bina enerji verimlerinin ve enerji etkin yapı stokunun artırılmasından kentsel altyapı inşasına, ekonominin pek çok katmanını yakından etkileyecek sayısız alanda yenilikçiliğe dayalı ekonomik büyüme fırsatları yaratabileceği bilinmektedir.

Türkiye’de bu konuda birkaç yerel yönetimin öncülüğünde önemli adımlar atılmaya başlanmıştır. Öncelikle Gaziantep Belediyesi İklim Değişikliği Eylem Planı hazırlamış, ardından Kadıköy Belediyesi kurumsal karbon ayakizini açıklamıştır. Karşıyaka Belediyesi imzalamış olduğu Başkanlar Sözleşmesi (Covenant of Mayors) için Sürdürülebilir Enerji Eylem Planını 2012 yılı içinde sunmuş ve 2020 yılına kadar sera gazı salımlarını önemli ölçüde azaltacağını açıklamıştır. Demir Enerji Danışmanlığın desteği ile Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı çalışmalarına başlayan belediye ve yerel yönetimler aşağıda yer almaktadır.  

Bornova Belediyesi Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı

Bornova Belediyesi, 30 ülkeden bini aşkın yerel yönetimin üyesi olduğu Energy Cities adlı Avrupa Yerel Yönetimler Birliği üyeliği kapsamında, 5 Mayıs 2011 tarihinde, Covenant of Mayors – Başkanlar Sözleşmesini imzalamıştır. Bu sözleşme kapsamında Bornova Belediyesi sürdürülebilir bir kent olma yolunda bazı taahhütlerde bulunmuştur. Bu taahhütlerden biri de “Bornova Belediyesi Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı”nın hazırlanması ve sera gazı salımlarının en az % 20 azaltılmasıdır.

Bu kapsamda Bornova Belediyesi, Ağustos 2012’de çalışmalara başlamış Belediye üst düzey yetkilileri, şube müdürleri ve teknik personele bilgilendirme ve eğitim çalıştayı düzenlenmiştir. 2013 yılının ilk aylarında SEEP ‘in tamamlanması beklenmektedir.  

Detaylı bilgi için:

Seferihisar Belediyesi Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı

Seferihisar Belediyesi, 30 ülkeden bini aşkın yerel yönetimin üyesi olduğu Energy Cities adlı Avrupa Yerel Yönetimler Birliği üyeliği kapsamında, 5 Aralık 2011 tarihinde, Covenant of Mayors – Başkanlar Sözleşmesini imzalayarak sürdürülebilir yeşil kent olma konusunda bazı taahhütlerde bulunmuştur. Bu kapsamda 2020 yılına kadar sera gazı salımlarını en az % 20 azaltma taahhüdünü gerçekleştirmek amacı ile “Seferihisar Belediyesi Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı” nın hazırlanması için çalışmaların ilk adımı olan kurumsal ve kent ölçeğinde sera gazı envanteri hazırlama çalışmaları Ağustos 2012’de başlamıştır. Eylül ayında Seferihisar Belediyesi’nde bir bilgilendirme ve eğitim çalıştayı düzenlenmiştir.

Bilgi için

Karaman İli Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi öncülüğünde Karaman ili Sürdürülebilir Eylem Planı Projesinin ilk aşaması olan paydaşların belirlenmesi ve kapasite geliştirme eğitimi 1 Kasım 2012’de yine üniversitede gerçekleştirilmiştir. Yerel yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı, ekonomik katma değer ve istihdam yaratan, iklim dostu, sürdürülebilir kentsel gelişmeyi sağlamak ve bu amaçla konuyla ilgili yerel paydaşların belirlenmesi, paydaş temsilcilerine eğitim verilerek bilgilendirilme yapılması, uluslararası örneklerin irdelenerek eylem planı etüdünün hazırlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Mevlana Kalkınma Ajansı – MEVKA Teknik Destek Programı çerçevesinde destek talep edilmiş ve sunulan proje desteklenmeye değer bulunmuştur.

Detaylı bilgi için 

 

 

You must be logged in to post a comment.